Bu sabah gelen mesajları tekrar okuyunca farkına vardım ki biz aşkı bile somutlaştırmışız, kalıplara oturtmuşuz…
Kabaca örneklendirmem gerekirse; adama bak ben seni seviyorum, gözlerini, burnunu, elini, hatta her ne kadar nefret etsemde yere eğildiğinde görünen beyaz donunu ve benim bacak boyum kadar olan ayakkabı burnunu seviyorum diyosun!
Peki bunun karşılığında adam sana ne diyo? “Bırak şimdi kaşımı gözümü..sen senin çataldan haber ver, sevişicek misin benimle…”
Adama saatlerce anlatıyosun ama onun istediği 2 cevap var: “evet sevişicem” yada “hayır sevişmiycem”
Bu iki durumuda inceleyelim şimdi:
Evet sevişicem dersen: çıkmaya başlıyosunuz.Diğer basit kızlardan hiçbir farkın olmıycak o saatten sonra bilesin.Canı seni çektiğinde onun bildiği sessiz sakin işini halledebilceği bi yerler vardır seni oraya götürücek(gezme bahanesiyle) .Memnun kalmazsada “sen yoluna ben yoluma” diycek.Eğer şerefliyse bunu kimseye anlatmıycak yaşanıcak ve biticek.Senin hayatının bir yerinde pişmanlık olarak kalıcak.Birde şerefsizse..vay haline!
Memnun kalmazsa kalitesiz orospu damgası yiyceksin hazırlık ol.(Kalitesiz olduğuna mı yoksa orospu olduğuna yanarsın bilemem)
Memnun kalırsa ve birde bunu arkadaşlarıyla paylaşırsa vay güzelim haline..Bütün arkadaşlarıyla sıcak ilişkiler kurmak zorunda kalıcaksın..”Aman duyulmasın istedikleri olsun” derken dahada dallanıp budaklanıcak ve bir sabah kalktığında aynaya bile bakmak mideni bulandırıcak…Saatlerce duşta sıcak suyun altında oturucaksın..arınmak için kendini çitiledikçe çitiliyceksin…ama nafile…ruhun kirlendi ya bi kere bin dereden su getirsen arındıramazsın o saatten sonra…
Tabi bu durumun en kötü hali.Gelin birde durumu iyileştirelim.Çocuk şerefli olsun.
Kimseye anlatmaz anlatmasına ama ayrıldıkdan sonra seni her gördüğü yerde yüzündeki o pis gülümseme…
Onu her gördüğünde kullanılıp atılmış bir tuvalet kağıdı gibi hissediceksin kendini…
Pollyannacılık oynayıp durumu bayaaa iyileştirelim.
Çocukda kıza aşık olsun, çok mutlu olsunlar.Aynı üniversiteye gitsinler lise bitince hatta durun ya abartsınlar ve evlensinler!
Komik değil mi?Tabikide böyle birşeyin olması imkansız!
Bu durumun en iyileşmiş hali bir önceki örnek olan çocuğun şerefli olmasıdır.Dahada iyileşmez, iyileştirilemez bu durum!
Eğer birazcık akıllı bir kızsan tüm bunları düşünür ve “hayır sevişmem” dersin.(Bunu derken onu kaybediceğini bildiğin için canın yanar aslında.kendine bile itiraf edemezsin iyi aile kızı olduğun için, namuslu olduğun için, ayıp olduğu için ama, evet sevişicem demeyi istersin…)[ama azıcık akıllısın ya hiç bir erkeğin zarınla tavla oynamaya değmiyceğini de bilirsin! ;) ]
Kısacası sen ona diyemezsin “zamanla oda olur merak etme” diye o da anlamaz, belkide uğraşmak istemediği için anlamamazlıkdan gelir.
Eğer azıcık düşünceli bir adamsa kırılmayasın diye, gider ayak egonu tatmin etmek amacıyla “ben seni aldatırım, üzerim, kırılırsın, yoksa bende seninle çıkmayı isterim…” gibi cümlelerle geçiştirir durumu.
Ah birde “sen evlenilcek kızsın ama ben daha gencim eğlencelik arıyorum.” demesi vardır ki..egon tavan yapar namuslu kız olduğun için!
Evlenilcek kızların eğlenmeye hakkı yoktur çünkü.Onlar anneleriyle günlere giderler, pasta-börek tarifleri öğrenirler, ütü yaparlar…
Eğlenilcek kızda gününü gün eder ciddi anlamda…
Asıl acı veren sonuçtur:
Bu kızların ikiside evlenir, çoluk çocuğa karışır.Evlenilcek kız yine ütü yapar, bulaşık yıkar!Eğlenilcek kızda hafta içi işe, hafta sonu kocasıyla brunchlara gider..
Eğlenilcek kız olmanız dileğiyle…
